Metso çevre teknolojilerine büyük önem veriyor

Metso, gerek kendi yürüttüğü projeler, gerekse üniversitelerle birlikte sürdürdüğü araştırmalar sonucunda sera etkisini azaltan çözümler ile, enerji optimizasyonu getiren inovasyonlarla biyoenerji üretim, malzeme geri dönüşüm verimliliği ve su kullanım tasarrufu konularında büyük katkılar sunuyor.

 

Enerji, su ve hammadde kaynaklarının kıtlığı, küresel iklim ve demografik değişikliklerle birleşince ‘Sürdürülebilir Kalkınma (Sustainable Development)’ konusunu da beraberinde getiriyor. Metso bu konuda en yüksek bilince sahip ve en fazla sorumluluk üstlenmiş firmalar arasında yer alıyor. Bu kapsamda sera etkisi yapan gazların emisyonunu azaltmak, hem de bu işi kısa vadede gerçekleştirmek isteniyorsa en fazla emisyon yapan sektörler ile enerji sektöründe çalışılması gerektiği görüşünde olan Metso büyük yatırımlar yaparak yeni çevre teknolojileri geliştiriyor ve uyguluyor. Gerek kendi yürüttüğü projeler, gerekse üniversitelerle birlikte sürdürdüğü araştırmalar sonucunda sera etkisini azaltan çözümler ile enerji optimizasyonu getiren inovasyonlarla Metso biyoenerji üretim, malzeme geri dönüşüm verimliliği ve su kullanım tasarrufu konularında büyük katkılar sunuyor.

Yarının dizeli artık odun talaşından

Sera etkili gaz emisyonlarına yol açan fosil kökenli yakıtlara kıyasla çok daha çevre dostu olan biyoyakıt talebinin hızla büyümekte olduğunu fark eden Metso biyokütleye dayalı yakıt üretimi konusunda ‘biyoproje’ adını verdiği geniş kapsamlı ve iddialı çalışmasına 2007 baharında başlamıştı. Biyoproje temelde trafik yakıt üretimini hedeflemekteyse de yakıt olarak geniş biçimde kullanılmayan hammaddelerin yaygınlaştırılmasını da hedeflemekte. Projenin hedefleri arasında biyodizeli biyokütleyi yüksek sıcaklıklarda gazlaştırarak elde etmek yer alıyor. Kullanılacak biyokütle de ağaç kabukları veya hızar artığı olacak. Bir diğer örnek olarak yine çok aşamalı bir süreçten elde edilecek ve petrol rafinerilerinde ayırıcı olarak kullanılan wax verilebilir.

Geleceğin kağıt fabrikaları yakıt da üretecek

Metso’nun öngörülerinden biri yakıt üretimi ile selüloz ve kağıt üretiminin yakın gelecekte   entegre olacağı şeklinde. Bunun nedeni selüloz-kağıt fabrikası atıklarının enerji üretiminde kullanılarak sinerji sağlanabilmesi. Üstelik bu sayede her iki üretim de çevreye en az olumsuz etki yayacak. Böyle bir projeyi Metso Kymmene’de gerçekleştirdi.

Dünyanın biyokütle yakıtlı en büyük santralinde sürdürülebilir enerji üretimi

Alhomens Kraft güç santrali odun tabanlı yakıtlar kullanarak ürettiği enerjiyi UPM Kymmene’deki Wisaforest selüloz ve kağıt fabrikasına proses buharı üretimi ile tesisin ısıtılması, elektrik gereksiniminin karşılanması amacıyla veriyor. 550 MW plaka değerindeki buhar kazanı tesisi dünyanın en büyük biyokütle kullanan güç santrali yapıyor. Santralin tamamlandığı 2001 yılı öncesinde Wisaforest fabrikası proses buharını ve ısıyı kendi içinde siyah likör ve odun talaşı kullandığı kazanlarında üretmekte olup elektrik enerjisini de dışarıdan satın alıyordu. Ancak vizyon sahibi yöneticiler hem yakıt ekonomisi hem de çevre koruma arzulayınca çareyi Metso’ya başvurmakta gördüler. Metso bu amaçları gerçekleştirmenin ötesine geçti ve müşterisine ayrıca çok geniş yelpazede yakıt kullanma olanağı da veren bir proje sundu.
Tesiste yine Metso tarafından geliştirilmiş olan bir dairesel akışkan yatak bulunuyor. Yakıt olarak yakındaki ormandan gelen odun talaşı, ağaç kabukları ve kömür kullanılıyor. Alhomens Kraft bir selüloz-kağıt tesisi yanına kurulan, ısı ve buharı kombine biçimde üreten dünyanın ilk santrali. Alhomens Kraft bu sayede çok sayıda uluslar arası çevre ödülü de kazanmış.

 
< Önceki   Sonraki >