Hileli gıdalardan endişe duyuyoruz, ithale değil yerli üretime güveniyoruz

 

Gıda güvenliği kavramının toplumda benimsenmesi ve yaygınlaştırılması amacı ile yola çıkan Gıda Güvenliği Derneği, Türk Halkı’nın gıda ile ilgili bilgi düzeyini, endişelerini ve alışkanlıklarını belirlemek amacıyla araştırma yaptı. Gıda Güvenliği Bilgi Düzeyi Araştırması’ndan çıkan sonuçlara göre; gıda denince ilk akla gelen sağlık sorunları arasında gıda zehirlenmesi, kanser ve hormonlar bulunuyor.

 

Gıda güvenliği kavramının toplumda benimsenmesi ve yaygınlaştırılması amacı ile yola çıkan Gıda Güvenliği Derneği, Türk Halkı’nın gıda ile ilgili bilgi düzeyini, endişelerini ve alışkanlıklarını belirlemek amacıyla GfK Türkiye işbirliği ile Gıda Güvenliği Bilgi Düzeyi Araştırması’nı yaptı.

Araştırma sonuçlarına göre; Türk halkı bir ürünü alırken önce kendisinin ve ailesinin sağlığını, güvenilir oluşunu ve tazeliğini göz önünde bulunduruyor. Ürün satın almada ambalajının sağlamlığı, satılan yerin koşulları ve son kullanma tarihi çok önemli.
Türk Halkı ithal ürünlerden ziyade yerli ürünlere güveniyor ve yasal otoritelerin gıda güvenliği konusunda yeterince aktif olduğunu düşünüyor.
Araştırmanın bir başka ilgi çeken noktası ise yıllardır süregelen süper market semt bakkalı çekişmesinin süpermarketlerin galibiyeti ile sonuçlanmış olması.

Araştırma sonuçlarına göre; Türk tüketicisi kendisine potansiyel risk olarak; çevre kirliliğini (yüzde 88), trafik kazasında yaralanmayı (yüzde 87) ve gıdalar yoluyla sağlıklarının bozulma olasılığını (yüzde 86) görüyor. Avrupa Birliği vatandaşları ise, tıpkı Türk Halkı gibi düşünerek, çevre kirliliği (yüzde 61), trafik kazası (yüzde 51) ve gıdalar yoluyla sağlıklarının bozulmasını (yüzde 40) öncelikli risk kalemleri arasına alıyor.

Gıda deyince akla gıda zehirlenmesi geliyor

Araştırmaya göre, Türk Halkı’na "gıda diyince aklınıza ilk gelen sağlık sorunları nedir" sorusu sorulduğunda gıda zehirlenmeleri (yüzde 38), kanser (yüzde 27) ve hormonlar / katkı maddeleri (yüzde 16) başta geliyor. Avrupa Birliği vatandaşlarına "gıda ile ilgili sağlık sorunu olarak aklınıza ne geliyor" diye sorulduğunda ise ilk sırayı yine Türk vatandaşları ile benzerlik göstererek gıda zehirlenmesi (yüzde 16) alıyor. Daha sonra ise kimyasallar (yüzde 14) ve obezite (yüzde 13) geliyor.

Gıda ile ilgili akla gelen sağlık sorunları yaş kırılımına göre incelendiğinde, yaş ilerledikçe kanser korkusunun da arttığı gözlemleniyor. Gıdaların kanser yapma riskinden endişe duyanların oranı 25 – 34 yaş grubunda yüzde 20 iken, 35–44 yaş grubunda yüzde 27’ye, 45–54 yaş grubunda ise yüzde 32’ye çıkıyor.

Türk Halkı’na bir gıda ürünü alırken etkilendiği faktörler sorulduğunda ise; kendisinin ve ailesinin sağlığı (yüzde 89), güvenilir oluşu (yüzde 78) ve görünümü / tazeliği (yüzde 74) ön planda geliyor.

Gıda güvenliğinde son on yılda geriledik

Gıda Güvenliği Derneği tarafından yaptırılan araştırmaya göre; katılımcıların yüzde 52’si Türkiye’nin gıda güvenliğinde son on yılda gerilediğini, yüzde 38’i geliştiğini, yüzde 7’si ise bir değişiklik olmadığını düşünüyor. Sosyo-ekonomik düzey azaldıkça, Türkiye’de gıda güvenliğinin geliştiğini düşünenlerin oranı da azalıyor. Aynı şekilde yaş arttıkça Türkiye’nin gıda güvenliği konusunda gerilediğini düşünenler artıyor. 18–24 yaş grubunun yüzde 40’ı gıda güvenliği konusunda geriye gittiğimizi düşünürken bu oran, 55–64 yaş grubunda yüzde 64’e çıkıyor.
Avrupa Birliği vatandaşlarının yüzde 38’i ise Avrupa Birliği ülkelerinde gıda güvenliği kavramının son on yılda geliştiğini, yüzde 29’u aynı kaldığını, yüzde 28’i ise daha kötüye gittiğini düşünüyor.
Türk Halkı’nın gıdalarla ilgili endişe duyduğu konuların başında yüzde 82’lik oranla çeşitli hileler ve aldatmalar yer alıyor. Daha sonra sırasıyla sağlıksız üretim koşulları (yüzde 81), meyve, sebze ve tahıllardaki tarımsal ilaç kalıntıları (yüzde 80) geliyor.
Avrupa Birliği vatandaşları ise en fazla meyve, sebze ve tahıllardaki ilaç kalıntıları (yüzde 63) ve kuş gribi gibi yeni virüsler (yüzde 62) geliyor.

Hipermarketlerden alışverişe alıştık

Araştırmaya göre, yıllardır süre gelen hiper/süpermarket – semt pazarı / bakkalı savaşını hipermarketler kazandı. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu (yüzde 80) alışverişlerini hiper/süpermarketten yapıyor. Bunu yüzde 62 ile pazar, yüzde 48 ile semt marketi izliyor. Bakkaldan alışveriş yapanların oranı ise yüzde 34’te kalıyor.

 
< Önceki   Sonraki >