11 yıllık şaşırtmaca

S.T. Proses Otomasyonu - 7 Mart 2008

Enerji fiyatlarının yükselmesi, emisyon ve çevre performansı konusunda yeni standartlara uyulacak olması proses endüstrimizde enerji yönetimi konusuna duyulan ilgiyi tazeledi. Kimya, kağıt, çimento, cam, demir-çelik tesisleri ve rafineriler için enerji harcamaları hammadde maliyetlerinden hemen sonra gelmekte. Bir rafinerimizin istatistikleri enerji giderlerinin toplam işletme maliyetlerinin yüzde 62’sine vardığını (ham petrol bedeli hariç) göstermekte. Bir kimya firması yöneticisi bu değerin sektörlerinde ortalama yüzde 40 olduğunu belirtti. 
Şirketler artık sadece enerji maliyetlerini kontrol altına almak lüksüne sahip değiller. Bunun yanında SOx, NOx ve CO2 gazlarının emisyonuna da dikkat etmek zorundalar. Dikkat etme gereği yalnızca çevre duyarlılığı açısından değil, emisyon miktarlarına kotalar konulması ve bu kotaların satılabilir hale gelmesi nedeniyle de doğmakta. Karbon bileşikli gazların emisyonu için Kyoto protokolünde sınırlama getirilmesi firmalara kullanmadıkları kotalarını satma fırsatı yarattı. Örneğin yatırım bankası Morgan Stanley karbon ticareti pazarına üç milyar dolarlık yatırım yapmayı planladığını duyurdu. Bu uygulama yürürlüğe girdiğinde şirketler daha az enerji kullanarak tasarruf yapmanın ötesinde para da kazanabilecekler.
   
*   *   *

Gelişmiş ülkelerde enerji dağıtımının özelleştirilmiş olması, firmaların farklı satıcılardan farklı koşullarda enerji alımı yapabilme seçeneği de getirdiğinden enerji yönetimi konusu daha komplike hale geliyor. Oralardaki üretim firmaları enerji kullanımını sadece içsel tasarruf doğrultusunda değil, karbon piyasası ve enerji satın alım seçeneklerini de hesaba katarak yapıyorlar. Tabii enerji kullanımı aslında üretim planı anlamına geldiğinden, işin içine üretecekleri mala olan talep de giriyor. Bu kadar çok değişkenli bir hesabın içinden yazılım desteği olmadan çıkmak olanaksız. Endüstrimizin dünya devlerinin hepsinde optimal üretimi, daha iyi satın almayı, doğru yatırım kararlarını vermeyi destekleyen, çevre dostu politikalar üretmeyi sağlayan, tesislerin bakım planlarını optimize etmeye yardımcı olan bu tür yazılımlar kullanılıyor. Bu yazılımlar geçen sayımızda Erkan Kaplanoğlu hocanın makalesinde belirtmiş olduğu model tabanlı yapıya sahip. O yazıda Erkan hoca proses değişkenlerinin modellenmesinden bahsediyordu. Bu yazılım ise enerji değişkenlerini modelliyor.
   
*   *   *

Size şaşırtıcı gelebilir, ancak bu kategoriye giren bir yazılım taa 1997 yılında Sayın Selim Erdem tarafından organize edilen bir toplantıda sektörümüze tanıtılmıştı. Selim bey o zamanlar Honeywell’deydi. Toplantıda Atasel firmasından Sayın Arif Söylem de bir konuşma yapmıştı. O tarih ülkemiz için çok erkendi.
Bana şaşırtıcı gelen ise konunun bugün bile erken olması.  Ama yazmadan da duramadım. Sevgilerimle. 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar