| 11 yıllık şaşırtmaca |
|
Enerji fiyatlarının yükselmesi, emisyon ve çevre performansı konusunda yeni standartlara uyulacak olması proses endüstrimizde enerji yönetimi konusuna duyulan ilgiyi tazeledi. Kimya, kağıt, çimento, cam, demir-çelik tesisleri ve rafineriler için enerji harcamaları hammadde maliyetlerinden hemen sonra gelmekte. Bir rafinerimizin istatistikleri enerji giderlerinin toplam işletme maliyetlerinin yüzde 62’sine vardığını (ham petrol bedeli hariç) göstermekte. Bir kimya firması yöneticisi bu değerin sektörlerinde ortalama yüzde 40 olduğunu belirtti. Gelişmiş ülkelerde enerji dağıtımının özelleştirilmiş olması, firmaların farklı satıcılardan farklı koşullarda enerji alımı yapabilme seçeneği de getirdiğinden enerji yönetimi konusu daha komplike hale geliyor. Oralardaki üretim firmaları enerji kullanımını sadece içsel tasarruf doğrultusunda değil, karbon piyasası ve enerji satın alım seçeneklerini de hesaba katarak yapıyorlar. Tabii enerji kullanımı aslında üretim planı anlamına geldiğinden, işin içine üretecekleri mala olan talep de giriyor. Bu kadar çok değişkenli bir hesabın içinden yazılım desteği olmadan çıkmak olanaksız. Endüstrimizin dünya devlerinin hepsinde optimal üretimi, daha iyi satın almayı, doğru yatırım kararlarını vermeyi destekleyen, çevre dostu politikalar üretmeyi sağlayan, tesislerin bakım planlarını optimize etmeye yardımcı olan bu tür yazılımlar kullanılıyor. Bu yazılımlar geçen sayımızda Erkan Kaplanoğlu hocanın makalesinde belirtmiş olduğu model tabanlı yapıya sahip. O yazıda Erkan hoca proses değişkenlerinin modellenmesinden bahsediyordu. Bu yazılım ise enerji değişkenlerini modelliyor. Size şaşırtıcı gelebilir, ancak bu kategoriye giren bir yazılım taa 1997 yılında Sayın Selim Erdem tarafından organize edilen bir toplantıda sektörümüze tanıtılmıştı. Selim bey o zamanlar Honeywell’deydi. Toplantıda Atasel firmasından Sayın Arif Söylem de bir konuşma yapmıştı. O tarih ülkemiz için çok erkendi.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

.jpg)

