Bakmasını bilmekten göründüğünde anlaşılabilirliğe

ST. Makina - 15 Ekim 2009

Bir gün ABD’li otomotiv yan sanayi şirketlerinden birinin müdürüne bir telefon gelir. Arayan rakip Japon firma yöneticisidir ve fabrikalarına teknik gezi yapmak istediklerini söyler. Amerikalı müdür de “Buyurun gelin” der. Üç kişilik bir Japon ekibi fabrikaya gelir, yaklaşık iki saat süreyle tesisi gezerler, çalışanlara birkaç soru sorarlar, teşekkür edip ayrılırlar. Bir süre sonra Amerikalılar iade-i ziyarete giderler. 10 kişilik ekip yarım gün kaldıkları fabrikada her yeri dolaşırlar. İki hafta sonra Japon yönetici Amerikalı müdürü yine arar; ziyaret sonrasında haklarında yazmış oldukları raporu göndermeleri ricasında bulunur. Amerikalı müdür şaşırır, ziyarete giden heyet rapor falan yazmamıştır. Ancak Japon inanmaz! Raporu gönderirlerse kendilerinin de göndereceklerini söyler. Anlaşırlar. Telefonu kapattıktan sonra Amerikalı müdür arkadaşlarından teknik gezinin raporunu hazırlamalarını ister. Amerikalılar kafa kafaya verirler, raporu yazarlar. Beş sayfayı zor doldurmuşlardır. Japonlar da kendi hazırladıkları gönderirler. Onlarınki 100 sayfalık bir dokümandır! Üç kişi iki saat süren incelemelerinden Amerikan fabrikasının neredeyse en derin sırlarına vakıf olacak kadar bilgi üretmişlerdir. Satılan malların maliyetine ilişkin tahminleri bile %100 doğrudur. Onların 100 sayfasına karşı beş sayfada kalmak Amerikalı genel müdürü düşüncelere sevk eder. Bakmak ve görmek ayrı şeylerdir. Görmeyi bilmek kuşkusuz yetenek işidir. Amerikalı müdür bu yeteneğin nasıl geliştirileceği üzerine kafa yormaya başlar.

   *   *   *

Oysa Japonlar konuya farklı yaklaşmaktadırlar. Sadece baktığını gören insanlar yetiştirmektense tesisleri bakıldıklarında kolayca anlaşılan hale getirmek onlara göre daha doğrudur. Fazla analize, irdelemeye gerek bırakmadan tesiste bir anormallik varsa hemen görülmesini sağlayacak bir yapı oluşturmak insan geliştirmeye dayalı alternatif yaklaşımdan üstündür. İkinci durumda yetenekli insan yetiştirmek zorunda kalmaksızın teşhisler kolayca konabilir, doğru müdahaleler zamanında yapılabilir, böylelikle proaktif yönetim gerçekleştirilmiş olur. Japonların bu düşüncesi ‘görsel fabrika’ olarak adlandırılmaktadır. Andonlar (ışıklı sistemler) ve LCD display’ler ve panolar enformasyonu kolayca görülebilir ve anlaşılabilir kılmaktadır. Yöneticiler fabrikada neler olup bittiğini günler sonra gelen raporlardan değil gördüklerinden anında haberdar olmaktadırlar. Bir makina/hat bir şey mi bekliyor, arıza mı var, performans mı düşük vb. sorunlar bakıldığında görülmekte, dolayısıyla en kısa zaman içinde müdahale olanağı doğmaktadır.

   *   *   *

Fabrikalarımız ne zaman sorunlarını kolay teşhis edilebilir hale getirirse verimlilikleri de o zaman yükselecektir.

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar





 

Recep Akbayrak

Açık hesap alacaklıların dikkatine

ST. Makina - 15 Nisan 2012

Kendi işinin patronu olmak, birçok kişinin hayali. Az çalışarak çok kazanmanın yolu olarak görülüyor işverenlik. Hele bir de bu duyguyu tatmaya görsünler, bir daha kolay kolay çalışamıyorlar bir başkasının yanında...

 

Halefşan Sümen

Forklift ve benzerlerini alırken dikkat edilecekler

ST. Vinç ve Kaldırma Üniteleri - 20 Mayıs 2012

Dergilerimizin hedefleri arasında okurlarımızın rasyonel satın alma yapmalarına katkıda bulunmak ön sıralarda gelir. Bu hedefe zaman zaman doğrudan yönelerek spesifik ürünlerin tedarikinin nasıl olacağına ilişkin bilimsel gerçekleri açıkladığımız dikkatli okurların bildiği bir konudur.