Bir hafta yetmez

 S.T. Elektrik –Enerji & Akıllı Binalar - 21 Ocak 2008

Son yıllardaki ekonomik gelişmeler batılı bireylere pek çok olanak sağladı. İnsanlar artık daha çok geziyor, aileler birden fazla arabaya sahip, evler daha geniş, daha konforlu ve daha fazla elektrikli eşya içeriyor. Gün geçmiyor ki yeni bir alışveriş merkezi açılmasın. Eğlence olanakları çoğaldı. Yeni güzellik ve spor salonu, özel okul ve hastaneleri takip etmek olanaksızlaştı. Bunlar işin iyi yanları. Öbür taraftan tüm bu gelişmeler ısınma, aydınlatma, taşıma gibi enerji gerektiren hizmetlere olan talebi de arttırdı. Raporlar 1990 – 2004 arasındaki enerji tüketiminin %14 oranında arttığını yazıyor. Bu artış aynen karbon dioksit emisyonuna yansımış. Aynı dönemde bu emisyon aynı oranda artış göstermiş. Batılı bir şehirli sadece 2004 yılında ev yaşamı ve seyahat için atmosfere beş ton karbon dioksit salınımına neden olmuş. Buna ticari ve endüstriyel faaliyetler ile nakliye de eklenince rakam 10 tona ulaşmış. Atmosferin bu gazı sorun çıkarmadan absorbe edemeyeceği herkesçe malum.

* * *

Bu tablo karşısında yapılması gereken ilk müdahale enerji tüketimini kısmak. Yine AB’de yapılan bir araştırma evlerdeki enerji tüketiminin metrekare başına 240 kWh olduğunu ortaya çıkarmış. Oysa hesaplamalar metrekare başına 42-50 kWh enerji tüketerek de konforlu yaşayabileceğimiz gösteriyor. Bunu sağlayan evlere düşük enerji evleri (low energy houses) adı veriliyor. Düşük enerji evleri Almanya ve İsviçre’de standartlara girmiş durumda. Almanlar; 50 kWh, İsviçreliler; 42 kWh değerleri ile yaşayabiliriz, diyorlar. Hatta bir de ultra düşük enerjili evler var, onlar da 15 kWh/m2 değerini hedeflemiş. Ancak hayaller sınır tanımıyor; sonraki aşama sıfır enerjili evler. Bunlara hiç enerji verilmiyor. Hayal bu, hiç sonu gelir mi, sıfır enerjili evlerin ötesinde enerji fazlası veren evler var. Adları enerji artılı evler (energy plus houses). İnanılmaz değil mi…

* * *

İzlenmesi gereken diğer yol da enerji verimliliğini yükseltmek. Bu hafta enerji verimliliği haftası. Geçmiş deneyimler enerji verimliliği çalışmalarının büyük getirileri olduğunu gösteriyor. Uluslar arası enerji ajansı (International Energy Agency) 2007 yılı içinde yayınladığı bir raporda 1973 yılından bu yana uygulanan enerji verimliliğini arttırma çalışmaları olmasaydı bugüne kadar iki misli enerji tüketmiş olacağımızı ileri sürüyor. Bunu iki misli karbon dioksit gazı emisyonu yapmış olacakmışız şeklinde anlamamız gerekiyor. Acaba atmosfer bunu kaldırabilir miydi? Eskiden fosil yakıtlar daha ne kadar yeter tartışması vardı. Şimdi kısıtın atmosferin kapasitesi olduğu anlaşıldı. İşin fenası bunun ne kadar olduğunu bilmiyoruz. Bir de bakmışız sonuna gelmişiz.
Raporun çok daha önemli olduğunu düşündüğüm bir cümlesi var: enerji verimliliği konusundaki potansiyelin yalnızca çok küçük bir kısmını kullandığımızı belirtiyor. Her ne kadar bunun nedeni açıkça belirtmiyorsa da kanımca işin temelinde halkın bilinçsizliği var.
Bunu yenmek için yüksek enerjili bir çalışma yapmalıyız. Bir haftayla sınırlanmayan...

 

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar