Japonya'da da burada da aynı

Tekn-ik İnsan Kaynakları - 3 Eylül - 9 Eylül 2008

Geçen haftayı dünyanın en büyük tezgâh üreticisi firmalarından biri olan AMADA firmasının davetlisi olarak Japonya’da geçirdim. Program çerçevesinde Türkiye CEO’su Sayın Koji Nojiri ve Genel Müdür Sayın Gürcan Karımca ile Tokyo’da ve Fuji dağı eteklerinde yerleşik üç AMADA müşterisinin fabrikalarını gezme olanağı bulduk. Biri otomotiv yan sanayi, diğer ikisi fason üretim yapan firmalarla ilgili mühendislik detaylarını ve AMADA’nın sunduğu kıyaslanamaz üstünlükleri Makina dergimizde okuyabileceksiniz. Fabrikaları ziyaretimiz sırasında yöneticilere işlerinin en zor yanının ne olduğunu da sordum. Tek bir yanıt aldım; “Human Management”. Konuştuğum kişiler işlerinin teknik yanının AMADA’nın sunduğu ileri mühendislik donanımları ve yazılımları sayesinde sorunsuz gittiğini ancak teknik kadroları yönetme konusundaki sıkıntıları aşamadıklarını, hatta nasıl aşacaklarını dahi bilmediklerini ifade ettiler.
Öğrenciliğim sırasında bir dönem Japonların ‘Kalite Çemberi (quality circles)’ uygulamaları hocalarımızla birlikte ve aramızda çok tartııtııımız konulardandı. Hatırlarsak kalite çemberleri Japon fabrikalarında çalışan işgörenlerin oluşturdukları gruplara verilen isimdir. Bu grupların mesaileri bittikten sonra gönüllü olarak fabrikada kaldıkları, yaşadıkları problemleri tanımladıkları ve tartışmalar yoluyla ‘ortak aklı’ oluşturarak kökten çözümler geliştirmeye uğraştıkları efsaneleşmiş bir konuydu. Tartışmalar ülkemiz işgörenlerinin kalite çemberlerini nasıl uygulanabileceği üzerine odaklanmaktaydı. Önceleri konuyu ayrıntılı biçimde öğrenip ülkemize uyarlamak gerektiği düşünülürken sonraları bu uygulamanın Japon kültürüne özgü olduğu ve başka ülkelerde uygulanamayacağı kanaatine varıldı. Öyle ki Japon firmaların ülkemizdeki fabrikalarında bile kalite çemberleri oluşturulamayacağı düşüncesi genele hâkim oldu. Konu da gündemden kalktı. Bugün kalite çemberlerine ilişkin sayısız kaynak KALDER arşivlerinde tozlanmakta.
AMADA’nın müşterisi olan firmaların yöneticileriyle konuşurken zihnimde hiçbir mesai ücreti almadan, büyük özveri ile ekip/çember oluşturan personelin kendi kendilerini yöneteceği gibi bir önyargının o zamanlardan zihnimde kalmış olduğunu fark ettim. Oysa mutlaka öyle olması gerekmiyordu. iyi niyetleri tam olsa da teknik personelin de iyi yönetilmeye ihtiyacı vardı ve bu her yerde böyleydi. Çünkü iş yapmak başka, iş yapanı yönetmek daha başkaydı. Sektörel Tanıtım Teknik İnsan Kaynakları Gazetesi’nin de var olma gerekçesi de işte bu evrensel gerçekti.
Aşağıda konuyu iyi vurgulayan, eski bir kurgu öyküyü sunuyorum. Bilenler lütfen bağışlasınlar.
“Adam pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba oğluna söz vermişti, onu bu hafta sonu sinemaya götürecekti. Ama canı hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Gazetenin üzerinde bir otomobil fabrikasının fotoğrafı vardı. Aklına hemen dâhiyane bir fikir geldi. Fabrika fotoğrafını küçücük parçalara ayırdı ve oğluna `Eğer bu fotoğrafı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim` dedi. İçinden `Oh be! kurtuldum, en iyi fotoğrafçıyı bile getirsen fabrikanın fotoğrafını akşama kadar düzeltemez` diye de geçirdi. Rahatlamıştı. Kanepesine uzandı, gazetesine daldı. Aradan on dakika geçmeden oğlu babasının yanına koşarak geldi ve `Baba fotoğrafı düzelttim artık sinemaya gidebiliriz` dedi. Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içinde kaldı. Paramparça olmuş fabrika fotoğrafı hiç eksiksiz yerli yerine gelmişti. Adam bunu nasıl yaptığını sordu. Çocuk: `Bana verdiğin fabrika fotoğrafının parçacıklarının arkasında bir insan vardı` dedi ve ekledi: `İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN, FABRİKA KENDİLİĞİNDEN DÜZELDİ.`
Fabrikaların düzeninin arkasındaki insanı görebilmemiz dileğimle.

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar





 

Recep Akbayrak

Açık hesap alacaklıların dikkatine

ST. Makina - 15 Nisan 2012

Kendi işinin patronu olmak, birçok kişinin hayali. Az çalışarak çok kazanmanın yolu olarak görülüyor işverenlik. Hele bir de bu duyguyu tatmaya görsünler, bir daha kolay kolay çalışamıyorlar bir başkasının yanında...

 

Halefşan Sümen

Forklift ve benzerlerini alırken dikkat edilecekler

ST. Vinç ve Kaldırma Üniteleri - 20 Mayıs 2012

Dergilerimizin hedefleri arasında okurlarımızın rasyonel satın alma yapmalarına katkıda bulunmak ön sıralarda gelir. Bu hedefe zaman zaman doğrudan yönelerek spesifik ürünlerin tedarikinin nasıl olacağına ilişkin bilimsel gerçekleri açıkladığımız dikkatli okurların bildiği bir konudur.