|
S.T. Otomasyon - 01 Ocak 2008
Kayıtlar ‘Otomasyon’ kelimesinin ilk defa 1940 yılında yazıldığını gösteriyor. Ford’un Detroit’teki fabrikasında çalışan Del Harder isimli mühendis, verdiği bir röportajda üretimlerinin otomatik olduğunu açıklarken ağzından otomasyon lafı çıkmış, gazeteci de aynen yayınlamış. Otomasyon yazılı basında 12 yıllık aradan sonra bir defa daha kullanılmış. John Debolt isimli akademisyen makinaların bilgisayar komutları ile yönetilebileceğini açıkladığı bir makalesinde kelimeye yer vermiş. O tarihten sonra da kullanımı izlenemeyecek ölçüde artmış.
Hafızam ilk olarak otomatik kelimesini öğrendiğimi söylüyor. 1960’lı yıllarda apartmana girip çıkarken merdiven otomatiğini yakardık, şimdiki gibi ışığı yak denmezdi. Oradan kalma... Cıvalı kontaklı, mekanik zaman röleli olduğu için gürültülü çalışan ‘otomatik’ sık sık da bozulurdu.
Fakültede de sibernetik kavramını öğrenmiştim. “Sibernetik eski Yunanca’da sistem yönlendirme ve de dümenci anlamlarına gelen kybernétes kelimesinden geliyor” denmişti. Sibernetik bu kadar eski bir kelime olmasına karşın artık ne bilimsel ne de endüstriyel terminolojide rastlamıyoruz. Zaman içinde tercihler nedense otomasyondan yana olmuş. Sadece ‘siber uzay’ kavramı ara sıra karşımıza çıkıyor…
Otomasyon biliminin öz Türkçe karşılığını da kimsenin kullandığına şahit olmadım. Yakın çevrenize hemen sorun bakalım ‘Güdümbilim’ yanıtını verebilen çıkacak mı?
Belki de gök konuksal avrat, çevirgeç, çok oturgaçlı götürgeç (otobüs), yazgaç (kalem), ilbay (vali) vs. gibi olmadığı için bilinmiyordur...
* * *
Geride kalan bunca yüzyıla karşın otomasyonumuzun gelişmesini insanlıkla birlikte sürdüreceğine kesin gözüyle bakılıyor. Görüşler tıpkı canlılar gibi, en geniş anlamıyla otomasyon kavramının da evrimini henüz tamamlamamış olduğu yönünde.
Uzun dönemli değerlendirme yaparsak fabrika, proses otomasyonu ve robotik sistemlerin, kontrol algoritmalarının, sensör ve aktüatörlerin, çok eksenli montaj hücrelerinin, test sistemlerinin, sürücülerin, yazılımların, entegrasyon çözümlerinin, çevre cihazlarının ve otomasyon dünyasındaki diğer her şeyin kat edecekleri mükemmellik yolculuğunun son durağının olmadığını görürüz.
Kısa vadede ise hala daha otomasyon girmemiş pek çok tesisimizin bulunduğunu, otomasyon sistemlerinin kullanıldığı pek çok yerin de doyuma ulaşmaktan uzak olduklarını, daha otomatize edilecek çok alan içerdiğini fark edebiliriz.
* * *
2008 yılının sektörümüze bir yandan yeni çözümler getirmesini, diğer yandan da sektörümüzün daha çok yerde çözüm sunmasını, doğru otomasyon sistemlerini doğru biçimde gerçekleştirmesini dilerim.
İçten saygı ve sevgilerimle.
|