İş hayatına yeni başlayanlara: Yeraltı Kuralları

Tekn-ik İnsan Kaynakları - 1 Kasım - 8 Kasım 2008

İş hayatının gerçeklerini kavramamış çoğu kişi başarının arkasında yatan temel etmenlerin çok çalışmak ve dürüstçe davranmak olduğunu düşünür. Bu şekilde düşünenlerin akıllarını karıştırmak istemem ama başka etmenlerin de başarı üzerinde rol oynadığını bilmek gerekmektedir. İş hayatının yeraltı kuralları olarak bilinen bu gerçekler yarı şaka yarı sahidir.
Bu etmenlerden bir tanesi kullandığınız kelimelerdir. Bu nedenle anlamlarını bilmiyorsanız bile paradigma, proaktif, rienciniring, altı sigma, balansd skorkart, saplay netvörk, siarem  gibi kelimeleri sık sık kullanın. Hatta arada daha önce hiç duymadığınız kelimeler bile ağzınızdan çıksın. 
Kimlerle arkadaşlık ettiğiniz de çok önemlidir. Birlikte olduğunuz arkadaşlarınız sizi değerlendirirken mutlaka dikkate alınır. Hiçbir zaman maaşı ve statüsü sizinkinden düşük kişilerle yemeğe çıkmayın. Bunun birkaç istisnası vardır; bir tanesi sekreterdir. Hatta vergi yönetmelikleri dahi sekreterlerle yapılan gezilerin masraf olarak gösterilmesine izin vermektedir. Sekreterle yemek yemeniz zaten yemek değil çalışmaya devam etmektir. Buna büro dışında bile devam edebilirsiniz. Patronun veya müdürün özel sekreteriyle de yemeğe çıkabilirsiniz. Bu hem endirekt yağcılık için iyidir, hem de görüntüde patrona yakın olduğunuz izlenimi doğacaktır, hem de ağızlarından kaçıracakları sırlar ileride çok işinize yarayabilir. Kansere yakalanmış biriyle de yemek yiyebilirsiniz. Merhametiniz takdir toplar. Eğer her şeye rağmen düşük mevkili biri ile yemek yemek zorunda kalırsanız hemen bir dedikodu yayarak bu kişinin önünün açık olup olmadığını, nüfuzlu kişileri tanıyıp tanımadığını araştırdığınızı belirtin.   
Sıkıldığınız için yaptığınız şirket içi gezilerde en ciddi ve düşünceli ifadenizi takının. Koltuğunuzun altında da mutlaka not defteriniz bulunsun. Bu görüntü sizin önemli konularla meşgul olduğunuzu veya toplantıya katılmak için gecikenleri beklemekte olduğunuzu zannettirir. Koltuğunuzun altında sakın gazete olmasın. İnsanlar sizin tuvalete gittiğinizi hemen anlar. 
Haftada en az iki akşam notebook’unuzu eve götürün. Böylelikle hem çok çalışkan görünürsünüz, hem de rahatça film seyredersiniz.
İş yükünüzün fazlalığından bahsetmek için hiçbir fırsatı kaçırmayın. Amirlerinizle, üstlerinizle ve başka departmandaki arkadaşlarınızla konuşurken her zaman taşı gediğine koyun; “çalışmalarıma bilgisayar bile dayanamıyor, ikide birde çöküyor”, “göründüğü kadarıyla bu hafta sonunu da işte geçireceğim”, “sürmenaj teşhisi koyacak diye doktora bile gitmiyorum”, “her gün 500 telefona yanıt veriyorum, dert dinliyorum, çözüm üretip öneriyorum, başımı kaşıyacak vaktim yok” gibi hazır cümleleriniz olsun.  
Masanızın üstünü her zaman karışık tutun. Böyle yapmazsanız iş yapmadığınız ve masanızı toplamaya yetecek kadar boş zamanınız olduğu izlenimi verirsiniz.
Eğer yöneticiyseniz sıklıkla kullanmanız gereken cümleleriniz şunlardır; “insan kaynakları bizim en değerli varlığımızdır”, “yeni prim sistemiyle daha çok kazanacağınızı biliyor musunuz”, “performansınızı gelecek altı ay içinde mutlaka değerlendireceğiz”, “fikirleriniz bizim için çok değerlidir”, “yakında her şey çok daha iyi olacak”.
Yeteneklerinizi doğru zamanlarda abartmaktan çekinmeyin. Biliyorsunuz “tevazu göstermeyin, gerçek zannederler” vecizesi her zaman geçerlidir. Bu konuda daha iyisi yakın bir arkadaşınız ile anlaşarak birbirinizi uluorta övmenizdir. Birilerinin başkaları hakkında söylediği olumlu sözler her zaman daha çok etki yapar.
Abartma konusundaki yeteneğiniz sizi yukarılara taşıyabilir. Örneğin uyukladığınız bir toplantı için nasıl geçti diyenlere problem o kadar büyük ki meditasyonla çözüm üretmeye çabaladım şeklinde açıklama yapabilirsiniz. 
İş yaşamına ilişkin tartışmalarda referans kullanın. Örneğin Financial Times’taki bir makale krizin Ninja kredilerin ödenmemesi nedeniyle çıktığını yazıyor veya Newsweek’teki bir köşe yazısında türev piyasalar bundan sonra toparlanamayacakmış diye yazıyor gibi.
Hiçbir zaman doğru bildiğinizi düz ve dolambaçsız yollarla söylemeyin. Fikriniz iyi ise hemen başkaları sahiplenir, kötü ise er ya da geç aleyhinize kullanılır. İnsanlara güvenmeyin.
İş yaşamında tutunabilmek için alttan güreşmeyi bilmek de çok önemlidir.  Mücadele içinde olduğunuz insanlar sizden güçlü ise kaybetmeyi kabul etmiş gibi yapıp gizli gizli yenme yollarını aramaktan, ayak oyunları yapmaktan başka çareniz yoktur. Bizans tarihi okumanız bu yönünüzü geliştirecektir.
Yapılabilir 10 işten bir tanesine olmaz deyin. Yoksa yapılamayacak işleri yapmaya zorlanır durursunuz.
Yaptırabileceğiniz her işi başkalarına yaptırın. Aksi halde “sen eşek olursan semer vuran çok olur” lafını sık sık duyarsınız.
Yetenekler, deneyim, bilgi iş hayatında yükselmek için asla yetmez. Birinin adamı olmak (doğru ata oynamanız koşuluyla) ve yeraltı kurallarını uygulamak bunlardan daha önemlidir. Başarılar…

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar





 

Recep Akbayrak

Açık hesap alacaklıların dikkatine

ST. Makina - 15 Nisan 2012

Kendi işinin patronu olmak, birçok kişinin hayali. Az çalışarak çok kazanmanın yolu olarak görülüyor işverenlik. Hele bir de bu duyguyu tatmaya görsünler, bir daha kolay kolay çalışamıyorlar bir başkasının yanında...

 

Halefşan Sümen

Forklift ve benzerlerini alırken dikkat edilecekler

ST. Vinç ve Kaldırma Üniteleri - 20 Mayıs 2012

Dergilerimizin hedefleri arasında okurlarımızın rasyonel satın alma yapmalarına katkıda bulunmak ön sıralarda gelir. Bu hedefe zaman zaman doğrudan yönelerek spesifik ürünlerin tedarikinin nasıl olacağına ilişkin bilimsel gerçekleri açıkladığımız dikkatli okurların bildiği bir konudur.