|
Konveyör sektöründe eksik olan |
|
S.T. Konveyör-İç Lojistik - 21 Nisan 2008
Konveyör tasarımı yaparken, özellikle de uzun mesafeli taşıma gereksinimlerinin karşılanması istendiğinde üç teknik konuyu dikkate almak gerekir. Konuların başında, giderek can yakmaya başlayan enerji bedellerini düşürecek verimlilik önlemleri almak geliyor. Her ne kadar alternatifleri ile kıyaslandıklarında uzun mesafe konveyörleri enerji verimliliği yüksek araçlar olsa da güç tüketimlerini azaltmak gerekir. Bunun anlamı bandın ilerlemesine engel olan direnç bölgelerinin belirlenmesi ve azaltılmasıdır.
İkinci konu, rota optimizasyonudur. Elbette taşımanın en etkin olanı başlangıç ve varış yerleri arasındaki en kısa mesafeyi kullananıdır. Ancak uzun mesafeli taşıma yapmak gerektiğinde doğal ve yapay engeller nedeniyle düz hat oluşturmak olanaksızdır. Dünyada düz bir hattı takip etmek yerine bir eğri çizen ilk konveyörün yapımı büyük başarı olarak nitelendirilmiş. Oysa bugün uzun mesafelerde taşıma yapan tüm konveyörlerin aldıkları en az bir viraj var. Buna ‘yatay uyum’ adı verilmekte. Rota optimizasyonu elbette dikey uyumu da sağlamak zorunda. Eğimler 16-18 dereceyi aşmadığı takdirde uyum kolay sağlanıyor. Bundan büyük açılarda ‘sandviç konveyör’ veya ‘cep konveyörü’ denilen seçeneklere başvuruluyor.
Üçüncü konu, konveyör hattı boyunca tahrik sistemlerinin nerelere konacağıdır. Klasik sistem tasarımında hattın yalnızca başına ve sonuna iki motor+redüktör+sürücü konmaktayken yeni anlayışta toplam güç ikiden fazla tahrik bileşeni ile karşılanıyor. Hattın en fazla güç gerektiren yerlerine uygun büyüklükte tahrikler koyunca, bant gerilmelerindeki düzensizlik kayboluyor ve bant gerginliği iyileşiyor. Dağıtık güç uygulaması denilen bu yapı klasik yöntemle aynı toplam güce sahip olduğu için herhangi bir dezavantaj getirmiyor. Aksine bandın daha küçük seçilmesini bile sağlayarak ilk yatırım ve bakım maliyetlerini düşük seviyelerde tutabiliyor. Gerçi bu yöntem ilk olarak 1974 yılında ABD’deki Kaiser kömür madenlerinde uygulanmış ise de uzun yıllar boyunca başka bir örnek literatüre geçmedi. Ancak son birkaç yıldır özellikle kömür madenlerinde çok yaygınlaştı.
* * *
Uzun mesafeler kat edecek karmaşık konveyörlerin yapımı kağıt üzerinde kusursuz görünse bile imalata başlamadan önce bilgisayarda simüle edilmesinde büyük yararlar var. Tasarımcılar konveyör sistemlerini yalnızca fiziksel olarak tamamladıktan sonra test ediyorlar. Oysa konveyörü imalat öncesi bilgisayarda kurup çalıştırmak olası sorunları öngörmek açısından çok büyük fayda sağlıyor. Örneğin tahrik torkunun yarattığı gerilim dalgasının bant boyunca dağılımı analiz edilirse ilk paragrafta bahsedilen direnç noktaları bulunup enerji verimliliği iyileştirilebiliyor. Keza çok sayıdaki tahrik arasındaki yük paylaşımı, kayma, malzeme dökülmesi ve daha birçok konu simülasyonla incelenerek az hatalı sistem kurulması sağlanabiliyor.
Konveyör ve simülasyon buluşmasını, 2000 yılı öncesinde Sayın Murat Güventürk, SETA firmasında çalışırken başlatmıştı. Depo danışmanlığı yapmaya başladığından bu yana, konu da sahipsiz kaldı. Yanlışım varsa düzeltin. Doğruysam simülasyon teknolojisini nasıl kullanma becerisi edinebileceğimizi bulmaya çalışalım.
Saygı ve sevgilerimle...
Not: Dünyanın en uzun konveyörü Avustralya’da 23.5 km boyunda; neredeyse Kadıköy –Kartal arası kadar! İkincilik 19.1km ile ABD’de. Üçüncülük de aynı ülkeye ait 16.26km.
|