|
S.T. Konveyör – İç Lojistik 21 Temmuz 2007
Konveyör sistemleri 100 yıldan uzun süredir hayatımızda yer almaktadır. Forkliftler icat edilmezden çok önce konveyörlerin atası sayılabilecek taşıma hatları mezbahalarda kullanılmaktaydı. Hatta günümüz endüstrisinin bel kemiğini oluşturan otomotiv sektörünün ana montaj hattı temelde bir konveyördür ve Henry Ford tarafından bir mezbaha gezisi sonrasında projelendirilmiştir. O tarihe kadar ustalık sistemiyle tek tek üretilen otomobiller sürekli ilerleyen hat üzerinde ardışık operasyonlarla üretilmeye başlamıştır. Konunun önemi hızla diğer üretim firmaları tarafından da fark edilmiş ve bir dönem dünyamıza yön veren seri üretim (ing. Mass production) metodu hızla tüm dünyaya yayılmıştır. Bu başarıya Ford’un zekası kadar konveyör de önemli katkı sağlamıştır.
Lojistik Derneği LODER’in sözlüğünde malzeme, paket veya montaj parçası taşıyan mekanik bazlı sistemler olarak tanımlansa da konveyörler insan da taşırlar. Yürüyen merdivenler ve bantlar da teknik olarak konveyör olmalarına karşın bu yanları günlük hayatta gözden kaçar. Biz onları yalnızca çeşitli yükleri insanlar arasında, makinalar arasında veya insan – makina arasında taşıyan sürekli transport makinaları olarak kabul ederiz. Doğrusu onlar da bu uygulamaları hacimleri daha iyi kullanmamızı sağlayarak, ürünlerimizi daha esnek rotalamamıza olanak vererek, işgücü tasarrufları sunarak, üretim çıktılarını arttırarak güvenilir ve maliyet etkin biçimde yerine getirirler. Bu üstünlükleri nedeniyle de kendilerinden depo ve dağıtım merkezi operasyonlarında, imalatta, çeşitli ticari ve transport uygulamalarında yoğun biçimde yararlanılır. Çimento, şeker, ambalaj, çevre, gıda, madencilik, demir-çelik ve havaalanı terminalleri konveyörsüz yaşayamazlar.
Geçen günler konveyörlere yeni uygulama alanları kazandırmaktadır. Bunların başında konveyörlerin tampon (ing. Buffer) ve biriktirme (ing. accumulation) amaçlı kullanımları gelmektedir. Her iki kullanım da imalat makinaları ile ilişkilidir. Tampon konveyörler önlerinde bulunan makinaların işleme hızından daha yüksek hızda gelen yarı ürünleri üzerlerinde tutarlar ve boşaldıkça makinayı beslerler. Biriktirme konveyörleri de çalışan makinadan sonraki makina çalışmıyorsa o çalışıncaya kadar çıkan ürünleri geçici biçimde depolarlar.
Konveyörlerin klasik görevlerine eklenen bu yeni fonksiyonlar onları giderek daha çok iç lojistik (ing. Intralogistics) sisteminin bir parçası yapmaktadır. Görece yeni bir kavram olan intralojistik bir tesis içindeki malzeme ve enformasyon akışının düzenlenmesini, denetimini, uygulanmasını ve optimizasyonunu kapsayan şemsiye bir kavramdır. İç lojistik içinde depolama, malzeme yönetimi, kaldırma ekipmanları, görme sistemleri, robotik bileşenler, ambalajlama makinaları, otomatik kılavuzlu araçlar, bütün bu sistemlerle ilgili yazılımlar konveyörlerle birlikte yer alır. Yapılan araştırmalar iç lojistik sistemlerinin en az imalat sistemleri kadar üretim şirketlerinin verimliliğinde rol oynadıklarını ortaya koymuş bulunmaktadır. İç lojistik bize tekil bileşenlere olduğu kadar onların ait olduğu büyük sistemi de görmemiz gerektiğini ortaya koymaktadır. Biz de bu değişime uyum sağlıyor ve dergimizin adını bu sayıdan itibaren ‘Konveyör ve İç Lojistik Sistemleri’ olarak değiştiriyoruz.
Böylelikle konveyör bizi de geleceğe taşımış oluyor…
|