Makina üreticilerimiz yeni ışığı görüyor mu?

S.T. Makine 15 Kasım 2007

Algılamamızın yüzde 80’i gördüklerimize dayanır. Dolayısıyla görmemizi etkileyen her şeyin algımız üzerinde ciddi etkisi olur. En başta da aydınlatmanın. Genel çalışma ortamının olduğu kadar tek tek makinaların iyi aydınlatılması da üretkenliği ve kaliteyi etkiler. Hatasız yükleme/boşaltma, muayene iyi aydınlatma ile sağlanır. Ayrıca operatörün elle müdahalesi gerektiğinde emniyet koşullarının sağlanması ve ayarların doğru yapılması da aydınlatma kalitesinden etkilenir.
Avrupa Makina Direktifi konuyu makinaların bütünleşik aydınlatılması başlığı altında EN 1837 içinde ele almış, normal çevre aydınlatması olsa dahi makina aydınlatmasının bulunmamasının risk olduğunu vurgulamıştır. Direktif iyi aydınlatmanın beş bileşeni olduğunu, bunların; genel gereksinimler, ışık şiddeti (illuminance), parlaklık (glare), ışığın yönü (directionality), renk kalitesi ve stroboskobik etki olduklarını belirtmiştir. Genel gereksinim ifadesi ile aydınlatmanın işe uygun olması anlatılmaktadır. Işık şiddeti de çalışma alanındaki ışık miktarıdır. Direktif parlaklığın kamaşma yaratması nedeniyle istenmeyen bir özellik olduğunu, yön konusundan da gölgeler yaratmayacak bir aydınlatma gerektiği için söz edildiğini anlatmaktadır. Renk kalitesi de özellikle baskı ve tekstil makinalarında etki yaratmaktadır. Stroboskobik etki ise titreşimler yüzünden hareketli parçaların duruyormuş izlenimi yaratması nedeniyle kaza olasılığına karşı direktife koyulmuştur.
Aydınlatmanın önem kazandığı bir durum da makina görme sistemleri (machine vision system) uygulamalardır. Burada yapılacak yanlış aydınlatmalar sistemin kurulum süresini ciddi biçimde uzatmaktadır. Dolayısıyla doğru aydınlatmanın nasıl olması gerektiği daha sistem tasarımı aşamasındayken ele alınması gereken bir konudur.
Yakın geçmişe kadar makina aydınlatmasında floresan tüpler ile halojen spot lambaları kullanılmaktaydı. Yerli makinalarımızda da durum hala bu şekilde, hatta akkor filamanlılar bile var! Ancak işal makinaların çoğunda yeni bir ışık kaynağı var: LED’ler (light emitting diodes). LED’ler istikrarlı bir şekilde yüksek kaliteli ışık veren, hizmet ömürleri 50.000 saati bulan (bu altı yıl boyunca sürekli çalışmak anlamına geliyor) ve çok az yer kaplayan kaynaklar. Titreşimlerden, darbelerden ve soğutma sıvılarından etkilenmiyor, dar alanlara ve hareketli eksenlerin üzerine güvenle
yerleştirilebiliyor ve de hiç ısı yaymıyorlar. Üstelik çok daha şık olmaları nedeniyle satışları arttırıcı etkiye dahi sahipler.

Bu ışığı görmemiz gerekiyor.


Birlikte gülümseyelim

Adam, Kayserili arkadaşının latex-kauçuk ürünler yapan fabrikasını geziyordu... Bir ara bir otomatik makinanın başına gelir ve makinadan ilginç seslerin geldigini duyar
- Pissst....PAT. .! .....pissst ..PAT.....pissst. .PAT..!
Merak edip sorar bu makinanın ne yaptığını ve neden bu seslerin geldiğini.
Arkadaşı cevaplar
- Bu makina biberon emziği yapıyor... pissst sesi kalıba gelen latexin şişirilip emzik formu aldığını, PAT sesi de ucuna açılan deliğin sesini belirtir.. Geziye devam edip başka bir makinanın başına gelirler
Bu makinadan da benzeri sesler geliyordu ama sıralamaları farklıydı ;


- Pisssst....Pisssst. ...Pisssst. .Pisssst. ...PAT.
Adam gene meraklanıp sorar;
- Peki bu ne makinası ?
- Bu prezervatif makinası..
- Ama neden 4 ; Pissssttan sonra 1 PAT sesi geliyor..
Arkadaşı yanıtlar;
- Her 4 prezervatiften sonra 1 tanesinin ucunu deliyoruz ondan..
Adam şaşkınlıkla ve biraz da kızarak sordu..- Ama neden..? Bu yaptığınız hiç hoş değil..
Kayserili cevap verir..
- Öyle mi...emzikleri kime satıcaz peki...

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar