Paranın aklı yoktur!

ST. Vinç ve Kaldırma Üniteleri - 10 Kasım 2009

 

Geçtiğimiz hafta içinde fakültede hoca arkadaşlarımla Ar-Ge konusunu irdelemeye çalıştık. Benden başka herkes Türkiye’nin Ar-Ge için ayırdığı kaynakların yetersiz olduğunu ileri sürdüler. AB ülkelerinden verdikleri örneklerle savlarını desteklemek istediler. Gelişmiş ülkelerin Ar-Ge fonlarının gayri safi milli hasılalarına oranının ülkemize kıyasla daha yüksek tutulduğunu belirttiler. Bu argüman bana çok yabancı değil aslında. Geçmişte söyleşiler gerçekleştirdiğim dünya devi şirketlerin yöneticileri de benzer mantık çerçevesinde açıklamalar yapmışlardı. Neredeyse hepsi satışlarının ne kadar büyük payını Ar-Ge bütçesi olarak ayırdıklarını vurgulamışlardı. Ben ise bunun o kadar önem taşımadığı inancındayım. Araştırmalar Ar-Ge için ayrılan kaynaklarla karlılık arasında bir korelasyon bulunduğunu da göstermemekle birlikte başka, daha güzel bir kanıtım var: 3M şirketinin birkaç yıl önceki açıklaması.
Buluşçuluk konusunda dünyanın güzide firmalarından 3M bundan beş yıl önce Ar-Ge departmanını ve süreçlerini yeniden düzenledi. Yeni çalışma sistemi oturduktan sonra 3M başarılı olup olmadığını üç kıstasa bakarak anlamaya çalışmış. Kıstasların ilki ‘yeni ürün geliştirme döngüsündeki kısalma’, ikincisi ‘operasyon karlılığı’, üçüncüsü de ‘Ar-Ge çalışmaları için ayrılan bütçelerdeki küçülme’. İlk iki kıstasın tartışılır bir yanı olmadığını sanıyorum. Üçüncü kıstas için ‘Ar-Ge verimliliği’ tanımlaması yapabiliriz. 3M Ar-Ge’ye daha az para ayırarak daha çok buluş yapmayı hedefliyor. Onlar için önemli olan kaynak savurganlığı yapmadan icat ve inovasyonlar geliştirmek. Büyük fonlar kullanmak başarı faktörü değil. Ar-Ge projeleri akıl ile, deneyim ile, takım çalışmaları ile, proje yönetimi becerisi ile getiri sağlıyor. Ar-Ge de bir yatırım olduğu için fonların kendini geri ödemesi zorunluluk. Bunun bir boyutu da mutlak minimumda kalan fonlar kullanmak. Bu noktada pazarlamacıların bir deyişini ödünç alabiliriz. Pazarlamacılar, “Pazarlamaya ayırdığımız paranın yarısı boşa gidiyor, ama hangi yarısı bilmiyoruz” derler. Ar-Ge için bu oranı arttırabiliriz dahi. Konuya ilişkin en güzel açıklamayı da Sakıp Sabancı yapmıştı. Ülkemizin ilk özel sektör Ar-Ge şirketi olan ArgeSA’yı kuran rahmetli bir süre sabrettikten sonra basın toplantısı yaparak ülkemizin endüstri tarihine mal olan vecizesini patlatmıştı: “Araştırdık, geliştirdik, bir şey bulamadık, ArgeSA’yı kapatıyoruz.”  
Akıllı adamdı rahmetli, para yatırmadan önce Ar-Ge kültürü edinmek gerektiğini çabuk kavramıştı…

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar





 

Recep Akbayrak

Açık hesap alacaklıların dikkatine

ST. Makina - 15 Nisan 2012

Kendi işinin patronu olmak, birçok kişinin hayali. Az çalışarak çok kazanmanın yolu olarak görülüyor işverenlik. Hele bir de bu duyguyu tatmaya görsünler, bir daha kolay kolay çalışamıyorlar bir başkasının yanında...

 

Halefşan Sümen

Forklift ve benzerlerini alırken dikkat edilecekler

ST. Vinç ve Kaldırma Üniteleri - 20 Mayıs 2012

Dergilerimizin hedefleri arasında okurlarımızın rasyonel satın alma yapmalarına katkıda bulunmak ön sıralarda gelir. Bu hedefe zaman zaman doğrudan yönelerek spesifik ürünlerin tedarikinin nasıl olacağına ilişkin bilimsel gerçekleri açıkladığımız dikkatli okurların bildiği bir konudur.