PLC mi PC mi...

S.T. Otomasyon–1 Temmuz 2008

 

Eski ama giderek yenilenen bir soru bu. Eskiden yanıt kolayken bugün zorlaştı.
PC pek çok iş yapmak üzere tasarımlanmıştır. PLC ise tek bir güç işi yapmak için yaratılmıştır ve onu hatasız biçimde gerçekleştirir.
PC’ler vakitlerini boşa harcarlar. Zamanlarının büyük kısmını ekranlarını update etmeye, komut beklemeye ayırırlar. Bir komut verildiğinde yaptıkları işi hemen bırakabilirler. Ne iş yapıyor olurlarsa olsunlar. Üstelik arada bir de hıçkırıkları tutar.
PLC’ler boşa zaman geçirmezler ve yalnızca ciddi olaylar onları yaptıkları işlerden alıkoyar.
PLC’nin avantajları olarak düşük bakım maliyetlerini, oturmuş altyapısını, donanımının ve işletim sisteminin kontrol için optimize edilmiş olmasını, arıza yapması olasılığının düşüklüğünü, çalışırken onarılabileceğini, I/O ve bus tasarımının bütünleşik olduğunu, özdenetiminin varlığını sayabiliriz..

* * *

PC’nin (ona soft PLC dememiz daha uygun) avantaj hanesinde ise ucuzluğu, videosu, büyük kapasiteli depolama ve hafıza üniteleri ve onun uğruna çok sayıda yazılımın geliştirilmiş olduğu yer alır. PC remote I/O modülleri üzerinden pek çok makinanın kontrolünü yapabilir. Açık sistem olması sayesinde ERP, MES ve IT sistemleri ile entegrasyonu sağlayabilir. PC gıda, su/atık su, yarı iletken ve ilaç endüstrilerine de hakim olabilir. Ama daha büyük ölçekli tesislerde ona düşebilecek rol sadece veri toplama olabilir, imalatın kontrolünü üstlenemez. PC’yi hassas bir üretimin başına koymak felaketin planı olabilir. Emniyet, güvenilirlik konularında daha alması gereken çok yol vardır. Örneğin PC’nin kontrol sistemi olarak kullanılabilmesi için her şeyden önce deterministik çalışmalıdır. Bir Windows çöküşünde ayakta kalabilmeli, ekran maviye dönse de kontrol programı görevine devam edebilmelidir. PC’deki diğer programlar kontrol yazılımını olumsuz etkileyememelidir. Hatta hard diskin başına bir şey gelse, yerinden sökülse bile kontrol görevi kesintiye uğramamalıdır. Gerçek zaman motoru üzerine oturması da zorunludur.

* * *

Zaman içinde PC ile PLC’nin benzeşen yanları artmakta; fiyatları düşmekte, işlevleri çoğalıp birbirlerine yakınsamakta ve minyatürleşmekteler. Beckhoff tek başına PC’nin zaaflarını gidermede öncülük yapıyor. PLC de eskisi gibi kapalı kutu değil artık. Onun da çok sayıda add-on’u, çevre ünitesi var, neredeyse PC kadar haberleşebilir.
Bu kadar benzeşme ikisinin yollarını daha çok kesiştiriyor ve “PC ile PLC bir gün birleşecek mi?” Sorusunu gündeme getiriyor.
Benim yanıtım evet ama yakında değil.

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar