| Presiniz size pres yapmasın |
|
S.T. Makina – 15 Mayıs 2008
Çok basit biçimleriyde de olsa presler antik çağdan bu yana hayatımızda. O dönemlerde ağır kayaların ezilmek istenen malzemelerin, büyük olasılıkla meyvelerin üzerlerine konarak sularını çıkardığı düşünülüyor. Bir diğer örnek de levyeli pres. Ters kaldıraç etkisiyle çalışan bu tür de çok eski. Hatta halen Afrika’daki primitif kültürlerde kullanılmakta. Fark daha az ağırlıkla daha çok basınç etkisi yaratmaktan ibaret. On altıncı yüzyılda da el ile veya atlarla döndürülen vidalı presler yaşantımıza girmiş. Para basımında ve matbaacılıkta kullanılmışlar. İlk baskı makinaları da bu türmüş. Bugün basına da pres denmesinin nedeni bu. Günümüzde mekanik, hidrolik, servo ve pnömatik olmak üzere dört ana pres kategorisi var. İsimlerinden de anlayacağımız gibi tahrik kaynakları, türlerini belirliyor. Her türün içinde alt kırılımlar da var. Örneğin mekanik pres kategorisinde eksantrik dişlili, eksantrik milli, çift etkili, tek veya çok dişli, atalet çarklı gibi çeşitli tipler bulunuyor. Genel olarak mekanik presler döner hareketi lineere dönüştürüyor. Bu kadar farklı tür ve özellikleri bulunması pres seçimini zorlaştırıyor. Çünkü parça başına maliyet her preste farklı. Bu yüzden seçim yaparken titiz bir etüde gerek var. Malzeme tipi, hız, ürün adedi, hassasiyet derecesi, verimlilik gibi etmenlerin bu etüt sırasında dikkatle incelenmesi gerekiyor. Bu konudaki yanlışlar ve ihmaller hatalı seçimlere yol açıyor. Sonuçta pres sadece ürünü basacakken, yarattığı ek maliyetler sahibi üzerinde baskı yaratıyor…
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

.jpg)

