Tek bacaklı sandalyeden çağdaşlığa

S.T. Proses Otomasyonu – 7 Mayıs 2008

Emniyet sistemlerinin kurulması konusunda yönetmelikler bulunmasına karşın fiiliyatta olup bitenler bir tek cümle ile özetlenebilir: “emniyet yatırımını şirketin ne kadar riski tolere edebileceği belirler”. Gerek riskin kendisi, gerekse ne kadarının tolere edileceği sübjektif bir konudur. Şirkete, yöneticiye zamana göre farklılaşır. Kimi şirketlerde ölümler bile risk olarak görülmezken kimilerinde ise işçilerin yüksek tazminat alma amacıyla kendilerini yaralamaları risk olarak kabul edilmektedir.
Risk yönetimi iş ve mühendislik dünyasında hızla önem kazanmakta olan bir konu. Bu bilim dalı bazı risklerin önlenmesi, bazılarının da alınması gerektiğini söyler. Teknik riskler için karar kriteri ekonomikliktir. Risklerin yaratacakları zararlar önleme maliyetlerinin üzerindeyse risklerin oluşma olasılıklarını düşürmek ve zarar tutarlarını azaltmak akılcıdır. Eğer olası zararlar önleme maliyetinin altında kalıyorsa riskler kabul edilir. “Bırak zarar oluşsun” denir.

Risklerin oluşma olasılıklarının azaltılması veya oluştuklarında yaratacakları zararların hafifletilmesi çeşitli yollarla yapılabilir. Örneğin eski nitrogliserin üretim sürecinde riske karşı geliştirilen emniyet uygulaması operatörlerin tek bir göstergeye (ing. gauge) bakmaları ile yapılırmış. O dönemde yaşanan kazaların kök nedeninin operatörlerin göstergeyi seyrederken uyuya kalmaları olduğu keşfedilince uyuya kalan operatörleri işten çıkartmaya başlamışlar. Bakmışlar elde adam kalmayacak, çareyi operatörleri tek bacaklı sandalyede oturtmada bulmuşlar.

Günümüzde tabii durum değişik. Modern nitrogliserin ve diğer kimyasalların üretiminde ‘inherently safe’ yaklaşımı uygulanıyor. Bu yaklaşıma göre; prosesin risk derecesi çeşitli yaklaşımlarla, örneğin; süreç tehlike analizi (process hazard analysis; PHA), koruma katmanları analizi (layers of protection analysis; LOPA), sonuç analizi (consequence analysis; CA), kusur olasılığı, hata ağacı analizi (fault tree analysis; FTA) metotları ile hesaplandıktan sonra prosesin içine safe instrument, mantıksal çözücüler ve aktüatörler gömülüyor. Yeni DCS’ler temel proses kontolü yapmanın yanı sıra emniyeti de sağlıyorlar zaten.

Her risk derecesi için farklı çözümler bulunuyor. Risklere karşı önlemlerin bu şekilde, safety instrumented systems kullanılarak yapılma zorunluluğu yok elbette. Bir imbisat tankı, basınç giderme vanası gibi sade önlemler de riski düşürebiliyor.

Ancak konu teknik riskten yaşamsal tehditlere geldiğinde boyut değişiyor. İnsan hayatının bedeli olmadığından riski de alınamaz. Hangi şirket yılda bir işçimizin ölümü riskini alıyoruz diyebilir ki. O nedenle bu risklerin bulunduğu yerlerde bilimsel çözüm olan ‘safety integrated’ sistemleri kullanmak zorunluluk. Allah göstermesin can kaybı olduğunda hiçbir savunma yöneticileri aklayamaz.
Safety integrated systems ise böyle bir savunmaya gerek bırakmıyor!

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar