Hala eski kafa

ST. Elektrik - Enerji - 25 Kasım 2009

 

Geçen ay Almanya’da önceki öğrencilerimden biri ile karşılaştım. Bir Türk firmanın Almanya’daki fabrikasında çalışmakta iken kriz nedeniyle tesisi kapattıklarını söyledi. Yüzündeki mutlu ifadeyi ülkeye dönme sevinci mi diye düşünüp, “Ne olacak bundan sonra” dedim. “Adeta şirketimize piyango çıktı” yanıtını verdi. Alman yetkililer gelmişler, tesislerinin çatısında güneş paneli monte edilebilecek 17.000 metre kare alan saptadıklarını söylemişler. Çok cazip bir öneride bulunmuşlar. “Yatırımı biz yapalım, siz elinizi cebinize atmayın” demişler. “Yatırım tutarı borcunuz olsun, üretilen kWh için 40 eurocent tahakkuk ettirelim. Yarısını ay sonunda ödeyelim, yarısını da yaptığımız yatırıma mahsup edelim” teklifini yapmışlar. Ondan gülüyormuş. “İş değiştirdik hocam ticari araç yerine elektrik üretip satmaya başladık” dedi.

   *   *   *

Bugün neredeyse dünyanın her yerinde yenilenebilir enerji kaynaklarından daha çok yararlanma arayışı var. Bunun küresel ısınma nedeniyle değil tamamen ekonomik olduğu ortada. (İngiltere İklim Araştırmaları Birimi'ne sızan hacker’lar bilim adamı geçinenlerin sekiz yıldır olmayan küresel ısınmayı varmış gibi gösterdiklerini ortaya çıkardı.) 80’li yıllarda İlhami Çetin hocam 10 yıl yasasından söz etmişti. Yasaya göre enerji talebi her 10 yılda iki katına çıkmakta. Tıpkı işlemci gücünün her 18 ayda iki misline ulaştığını söyleyen Moore yasası gibi aslen bir gözlem olan yasa halen geçerli.
                                                                                                    
*   *   *
 
Güneş enerjisinden elektrik elde etmek için finansman ve bilgi gerekli. Bu da halkta olmadığından ileri ülkelerde hükümetler yatırımları üstleniyor. ABD enerji yatırımı için mortgage kredileri veriyor. Japonya ‘Sunshine’ isimli projesini hızlandırıyor. Almanya bundan sonra cephesi güneye bakmayan inşaatlara ruhsat vermeme kararını kamuoyuna duyuruyor. Avustralya güneş çiftlikleri kuruyor…
Çünkü bu ülkelerin ulusal enerji politikaları var. Ülke konsensüs ile ulusları için doğru politikanın ne olduğunu saptıyor. Hangi hükümet iktidara gelirse gelsin o politika sürdürülüyor. En tepedeki enerji politikası hiyerarşik biçimde alttaki politikaları; yenilenebilir enerji politikasını, nükleer politikasını şekillendiriyor...
   
*   *   *

Gelişmiş ülkeler yenilenebilir enerji politikalarını ‘Sıfır Enerjili Ev’ üzerinden yürütüyor. ‘Sıfır Enerjili Ev’ tüm enerji gereksinimlerini kendi olanakları ile yenilenebilir kaynaklardan karşılayan ev demek. Modern toplumlarda konutlardaki enerjinin ortalama % 44’ü cihazlarda, % 42’si ısıtma – soğutmada, %14’ü de sıcak suda tüketiliyor. Bu enerji de elektrik, doğal gaz şebekelerinden, fuel oil’den karşılanıyor. ‘Sıfır Enerjili Ev’ dışarısı ile enerji alış verişi yapmıyor. Güneş, rüzgar, jeotermal vb. kaynakları kullanıyor.      

*   *   *  
 
Yenilenebilir enerjiye her ülkede pazar direnci var. Ülkemizde bunun örneğinini klasik ısınma cihazlarının TV reklamlarında görüyoruz. Bunu doğal karşılıyorum. Ancak ‘Sıfır Enerjili Ev’ konseptini ağza bile almamamızı yadırgıyorum. Hele yeni yasalaşan “Bundan böyle yapılacak 1000 metrekarenin üstü inşaatların ısıtmasının merkezi sistemle olmasını zorunlu kılan” kanuna bakınca üzüntü duyuyorum.
Türkiye’nin vizyonu bu kadar mı?

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar





 

Recep Akbayrak

Açık hesap alacaklıların dikkatine

ST. Makina - 15 Nisan 2012

Kendi işinin patronu olmak, birçok kişinin hayali. Az çalışarak çok kazanmanın yolu olarak görülüyor işverenlik. Hele bir de bu duyguyu tatmaya görsünler, bir daha kolay kolay çalışamıyorlar bir başkasının yanında...

 

Halefşan Sümen

Forklift ve benzerlerini alırken dikkat edilecekler

ST. Vinç ve Kaldırma Üniteleri - 20 Mayıs 2012

Dergilerimizin hedefleri arasında okurlarımızın rasyonel satın alma yapmalarına katkıda bulunmak ön sıralarda gelir. Bu hedefe zaman zaman doğrudan yönelerek spesifik ürünlerin tedarikinin nasıl olacağına ilişkin bilimsel gerçekleri açıkladığımız dikkatli okurların bildiği bir konudur.