Birçok basit önlem insan hayatına mal olabilecek kazaları önleyebilir

Mumak Makina A.Ş. Genel Müdürü Yusuf Öksüzömer:

İşyerlerinin adeta kurallar manzumesi gibi, bütün önlemlerin harfiyen uygulandığı yerler olması gerektiğinin altını çizen Mumak Makina A.Ş. Genel Müdürü Yusuf Öksüzömer, “İş kazaları temelde kişisel ihmaller ve önlemlerin yetersizliği nedeniyle gerçekleşiyor. Oysa birçok basit önlem insan hayatına mal olabilecek kazaları önleyebilir. Kurallara uymayı bir hayat biçimi haline getirebilmek için çalışmalıyız” dedi.

İş kazalarının bertaraf edilmesinde en önemli görevin işverene düştüğünü söyleyen Mumak Makina A.Ş. Genel Müdürü Yusuf Öksüzömer, “İşveren öncelikle bütün önlemleri alacak, çalışanlara gerekli eğitimlerin verilmesini sağlayacak ve her fırsatta kuralların doğru uygulandığını takip ve kontrol edecek. Çalışanlar da alınan bu tedbirleri istisnasız uygulayacak, olası aksaklıkları anında sorumlulara bildirecek ve her zaman dikkatli olacak. Sonuçta birçok basit önlem insan hayatına mal olabilecek kazaları önleyebilir. İşyerleri adeta kurallar manzumesi gibi, bütün önlem ve konuların harfiyen uygulandığı yerler olmalı. Bunu da bir hayat biçimi haline getirebilmek için çalışmalıyız” dedi. Öksüzömer, “Apayrı bir konu olarak çalışanların içinde bulunduğu koşullar da çok önemli. Bugün eğitimi, tecrübesi, yaşı, cinsiyeti ne olursa olsun, çalışmak zorunda olan insanlarımız var. Yani iş arzı fazla. Haliyle ucuz işgücüne ulaşmak çok kolay. İşverenler de buna meylettiğinde işyerleri kazaya davetiye çıkaran yerler haline geliyor. Ayrıca o insanların yaşadığı yerleri gördüğümüzde meydana gelen kazaları anlamak çok zor olmuyor. Öyle şartlar altında hayatlarını devam ettiriyorlar ki hayret etmemek mümkün değil” şeklinde konuştu.
50. yılını kutlayan Mumak Makina’nın saca şekil veren makina imalatı yaptığını söyleyen Öksüzömer, “1958’de babam Muzaffer Öksüzömer tarafından Kasımpaşa’da küçük bir imalathanede başlayan macera, yarım asırı devirdi. Babam kalıp imalatı yaparken, bir müşterisinin yönlendirmesi ve isteği ile bir pres yapar. Sonra fark eder ki pres imalatı yapan firma sayısı bir elin parmaklarından daha az. Böylece Mumak Makina pres imalatına başlar. Şu anda bizler de 1994 sonrasında, ikinci nesil olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Hala o ilk günkü kıvılcımın izinde ve üretim sevdası ile” diyor.

Meslek Liselerine olan rağbetin azalması yüzünden kalifiye eleman sorunu artarak devam ediyor

Teknolojinin gelişimine paralel olarak teorik eğitimin öneminin sürekli arttığını vurgulayan Öksüzömer şöyle devam etti: “Artık bilgisayar kullanamayan, bilgisayardan alınan veri ve çıktıları okuyup değerlendiremeyen çalışanlar önem kaybediyor. Örneğin meslek lisesi mezunu bir arkadaşımız, üstüne bir de teknik fakülte okumuş ise gerçekten ideal bir çalışan olabilir. Fakat meslek liselerine olan rağbet üniversiteye girişte yaşanan sıkıntılar nedeni ile son yıllarda azaldı. Bu da kalifiye eleman sorununun artarak devam etmesine neden oluyor. İşe alımda diploma önemini iyice artırdı. Biz de eğitimli personel almaya özen gösteriyoruz. Sebebi tasarımdan başlayan bir süreci tamamlayabilmek. Üreteceğimiz malzeme veya makinanın teknik resmini imalatta çalışan bir arkadaşımıza verdiğimizde, onun her ayrıntısına hakim olabilmesi, gerektiğinde Ar-Ge ve tasarım yapan arkadaşlarına geri bildirimlerde bulunabilmesi gerekiyor. Nitelikli ve kaliteli bir üretim için bu sürecin herkes tarafından anlaşılabilir ve yorumlanabilir olması şart”.


Eğitimli çalışan daha bilinçli oluyor

Eğitim seviyesinin iş ve işçi sağlığına etkileri hakkında açıklamalar yapan Yusuf Öksüzömer, “Doğal olarak eğitimli çalışan daha bilinçli oluyor. Kurallara daha çok dikkat ediyor. Ancak bu yüzde yüzlük bir sonucu da getirmiyor. Almış olduğu teorik eğitimi, pratik olarak sahada uygulayabilen eğitimli bir çalışan, hem iş yaptığı ortamı hem de kendisini emniyete almaya daha çok özen gösteriyor. Yazılı kuralları daha rahat okuyup anlayabiliyor. Yeniliklere ayak uydurmada, yeni kurallara uyum sağlamada daha başarılı olduklarını da ekleyebiliriz. Ancak şunu da eklemek isterim ki en önemli faktör insan. Çok eğitimli birinin çok dikkatsiz çalıştığına şahit olduğunuz gibi hiç eğitim almamış birisinin de bütün güvenlik kurallarına harfiyen uyduğunu görebilirsiniz. Gün içinde yaşadığımız olaylarda iş dikkatimizi çok etkiler. Bu yüzden işin devamlılığı açısından çalışanlarımızın motivasyonlarını üst düzeyde tutmaya çalışıyoruz” dedi.
Öksüzömer, “İşyerimiz tehlikeli sayılabilecek, talaşlı imalat yapılan bir ortam. Bu yüzden her makinanın bir kullanma prosedürü, tehlike ve arıza sırasında takip edilecek çizelgesi ve korunma ekipmanları var. Çalışan sağlığı ve güvenliğini riske sokacak her türlü konuda önlemlerimizi almaya gayret ediyoruz. Her tezgah için ayrı ayrı avadanlık ve korunma malzemeleri bulunur. Bu malzemelerin kullanımı tüm çalışanlara hizmet içi eğitimlerle öğretilir. Hiçbir personel kullanmayı bilmediği ekipmanla yalnız başına çalıştırılmaz. Tehlikeli olabilecek durumlar işaretlerle belirtilir ve eğitimlerde vurgulanır. Bazı ekipmanlar sadece belli kişiler tarafından kullanılabilir. Bunun dışında makinalarımızı ‘Makina Emniyet Direktifi’ ve CE belgesi standartlarına uygun olarak üretiyoruz. Makinalarımızın yüksek risk taşıyan işletmelerde kullanıldığını göz önünde bulundurursak bu belgeler müşterilerimizin güvenli üretim yapması açısında son derece önemli” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Sürekli eğitim şart
Bir sanayici ve aynı zamanda bir hukukçu olarak iş kazalarının hukuki boyutunu da değerlendiren Öksüzömer şunları söyledi: “İş kazaları ile ilgili iş kanununda çok net ve açık hükümler var. Ancak yine de insan faktörü burada da devreye giriyor. Eğer işveren ve çalışan görev ve sorumluluk bilinci içinde hareket eder ise bu sorunlar en az düzeye indirilebilir. Daha önce de konuştuğumuz gibi işverene çok önemli görevler düşüyor. İşveren iş güvenliği ilgili yatırımlarını yapmış, bütün tedbirleri almış, eğitimleri vermiş ve uyarılarda bulunmuş ise hukuki olarak güvende olacaktır. Çalışanlar da ödevlerini iyi yapmalı ve olası kötü olayları işveren aleyhinde, kötü niyet içerisinde kullanmamalıdır. Sonuçta hukuk sistemi genel yapısı itibari eşitlikten yana olsa da, zayıfı güçlüye karşı, çalışanı işverene karşı vb. korumaktadır. Karşılıklı iyi niyet içerisinde her türlü sorunun çözülebileceğine inanmaktayım. Ayrıca çok önemli olan bir şey de, her yerde duyduğumuz o klişe söz, ‘eğitim şart’, her zaman ve sürekli eğitim”.

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar: