ARIBA bu kez Özdisan'la 'güneşe kanatlanacak'

Dünyanın dört bir yanından en prestijli üniversitelerin katılımıyla gerçekleştirilen ve kendi dalında dünyadaki en büyük yarış olan World Solar Challenge 2009’a ARIBA IV aracı ile katılacak olan İTÜ Güneş Arabası Ekibi Avustralya’nın en kuzeyinden en güneyine kadar yaklaşık 4 bin km’lik turda bu kez Özdisan’ın katkılarıyla güneş’e kanatlanacak.

 

İTÜ Güneş Arabası Ekibi, bu sene hedeflerini büyüterek ARIBA IV adlı yeni aracı ile yurtdışında büyük okulların da yer alacağı yarışlara katılmak üzere çalışmalarını büyük bir hızla devam ettiriyor. kendi dalında dünyadaki en büyük yarış olan World Solar Challenge 2009’a (www.wsc.org.au), ARIBA IV aracı ile katılacak olan İTÜ Güneş Arabası Ekibi Avustralya’nın en kuzeyinden en güneyine kadar yaklaşık 4 bin km’lik turda bu kez Özdisan’ın katkılarıyla güneş’e kanatlanacak.

Ekip ilk yarışına 2005 yılında ARIBA ile katıldı

2004 yılında Bilim ve Teknik dergisinde yer alan bir yarış çağrısı üzerine kurulan İstanbul Teknik Üniversitesi Güneş Arabası Ekibi, o günden bu yana, ARIBA I, ARIBA II ve İTÜRA isimli üç farklı güneş enerjisi ile çalışan araç üretmiş. İlk yarışına 2005 yılında ARIBA adlı aracıyla katılan ekip, 2006 yılı içerisinde yeni katılımcılarıyla biraz daha genişlemiş ve ilk araç üzerinde edindiği deneyimlerine yenilerini ekleyerek ARIBA II adlı ikinci aracını da pistlere çıkaracak duruma getirmiş. 2006 senesindeki yoğun çalışmalar sonucunda meydana gelen bu araçla, iki etap halinde düzenlenen Formula G-06 yarışlarına katılan ekip, dağıtılan on üç kupanın dokuzunu alarak evine mükemmel bir başarı ve büyük bir gururla dönmeyi başarmış. 2007 yılında, mezunların gruptan ayrılması ve yeni gelenlerin gruba katılımıyla büyük oranda yenilenen ekip, edindiği tecrübeler ışığında İTÜRA adlı üçüncü aracını üretmiş ve Formula G-07 yarışlarına ARIBA II ve İTÜRA araçları ile katılmıştır. 2006’daki başarısını devam ettirerek dağıtılan dört kupanın üçünü almış ve bu kez de ‘Türkiye’nin en başarılı güneş arabası ekibi’ ünvanını korumuş olmanın haklı gurur ve sevinciyle evine dönmüş. Bunun yanı sıra, grup 2006 ve 2007 yıllarında iki yıl üst üste Özgün Tasarım Ödülü’ne layık görülmüş ve kendi teknolojilerini kendileri geliştirerek ortaya koydukları yenilikçi ve yaratıcı
fikirleri sayesinde, diğer gruplara da öncü olmayı başarmış.

Güneş arabaları nasıl çalışıyor?

Tümü elektrikli araçlar, hareketleri için gerekli olan itme/çekme kuvvetini içten yanmalı motorlardan elde etmedikleri için, çalışma prensipleri günümüz araçlarından oldukça farklıdır. Bununla birlikte, çalışma şekilleri çok daha basit bir temele dayanarak, gereken güç doğrudan elektrik motorlarından karşılanmaktadır. Elektrikli aracın hareket edebilmesi için gereken gücün elektrik motorundan karşılanması durumunda, elektrik motorunun tahrik edilmesi ve bu tahrik için gereken enerjinin de depolanmış enerji olarak ortamda mevcut olması veya üretilmesi gerekmektedir.
Güneş arabalarının üst kabuklarında kullanılan güneş gözeleri, güneş ışığına maruz kalmaları durumunda elektrik enerjisi üretirler ve bu üretilen enerji, çeşitli güç elektroniği devreleri yardımıyla uygun tipte akülerde depolanmaktadırlar. Akülerde biriken enerji, araçtaki elektrik motorunu hareket ettirmek için gereken tahrik gücünü karşılamakta kullanılır. Günümüz teknolojisi ve mevcut güneş gözeleri göz önünde bulundurularak, elektriksel ve mekanik çevrimler sonucundaki kayıplar ihmal edildiğinde, güneşten alınan enerji elektrik motorunun harcadığı enerjiye eşit olursa, dengeli bir şarj/deşarj çevrimi ve ile ideal şartlarda aracın teorik olarak 45km/s hızla sınırsız süre yol alabileceği kabul edilir.
Aracın gövde tasarımı, ekip üyeleri tarafından, aerodinamik etkenler göz önünde bulundurularak, bilgisayar ortamında aylar süren çalışmalar sonucu, minimum rüzgar direncini ve maksimum yol tutuşunu sağlayacak şekilde yapılmıştır. Aracın gövdesinde, Formula 1 araçlarındaki teknoloji dikkate alınarak, karbon-fiber malzeme kullanılmış ve bu sayede çok hafif, ancak mukavemeti de çok yüksek olan bir yapı elde edilmiştir. Benzer şekilde, aracın aksları, direksiyon sistemi ve amortisörlerinin tamamı da ekibin mekanik grup üyeleri tarafından tasarlanmış ve ürettirilmiştir. Tüm bu etkenler araçların pistte en hızlı ve en verimli şekilde ilerlemesini sağlamıştır. Diğer üniversitelerden farklı olarak, mekanik aksam ve elektronik devrelerin tamamının ekip tarafından üretilmesi ekibi ön plana çıkaran temel noktalardan biridir. Aynı şekilde, ekibin elektrik grup üyelerinin tasarlayıp ürettiği, ölçüm ve haberleşme devresi sayesinde aracın kritik noktalarındaki akım, gerilim ve sıcaklık değerleri ölçülüp pilota bildirilmektedir. Aynı zamanda bu verilerin pist alanındaki ilgili bilgisayarlara kablosuz olarak iletilmesi de yine kendi tasarımları olan kontrol kartları ile sağlanmaktadır. Uygun veri akışının sağlanması sayesinde aracın durumu hakkında detaylı bilgi sahibi olunması ve bu verilere dayanarak pilota gerekli direktiflerin verilmesi sağlanmaktadır.

Özdisan firma yetkilileri; teknolojiye, yaratıcılığa, dostluğa ve en önemlisi çevreye verilen değeri ön plana çıkararak, ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine inandıkları İstanbul Teknik Üniversitesi güneş arabası ekibine başarılar dileyerek, onları şimdiden tebrik ettiler.

 
< Önceki   Sonraki >

Sponsor Bağlantılar