ABB Türkiye, ABB adı altında birleşmesinin 20. yılını kutladı

 

ABB Türkiye, Türkiye’de ve dünyada ABB adı altında birleşmesinin 20. yılını Swissotel’de kutladı. ABB Elektrik Sanayi A.Ş Başkanı ve Ülke Müdürü Burhan Gündem etkinliğin açılış konuşmasında, “Endüstri için yaşamsal önemi olan Proses Otomasyon sistemleri ve enerji sektörünün vazgeçilmezi Güç Sistemlerinde başarıyı yakalamanın kilit noktası olan, yerel mühendislik birimlerimizi farklı sektörlere hizmet verecek şekilde yapılandırdık. Diğer birimlere kıyasla daha kısa geçmişi olan sistem birimlerimiz, ABB ürün destekli ve ileri mühendislik tasarımı olan projeleri geliştirdiler ve başarı ile devreye aldılar” dedi.

 

ABB 20.yılını 17 Haziran 2008 tarihinde Swissotel’de kutladı. Toplantıda yaptığı açış konuşmasında dünyanın ve Türkiye’nin enerji ve endüstri sektörünün öncü elektrik mühendislik firması olarak 20 başarılı yılı geride bıraktıklarını bildiren ABB Türkiye Başkanı ve Ülke Müdürü Burhan Gündem “20 yıldan bahsederken ABB’nin, portföyündeki birçok ürün, sistem ve hizmet alanında dünyada ve Türkiye’de bir numara olması, aslında 20 yıldan daha uzun sürede edindiği, yüzyılı aşkın üretim, mühendislik, müşteri memnuniyeti kültürleri ve tabii ki derin tecrübesinden kaynaklanmaktadır” dedi.

Gündem, sözlerine şöyle devam etti: “ABB, bugün ulaştığı noktanın temellerini, 1800’lü yıllarda İsveç’te ASEA ve İsviçre’de BBC olarak, enerji ve endüstri sektöründe kendilerini kanıtlamış iki öncü firma ile atmıştır. Her iki firma da geçen yıllarda hem kendi ülkelerinde, hem de diğer ülkelerde büyüyerek, alanlarında dünyanın en önde gelen elektrik mühendisliği firmaları olmuşlardır. Bu öncülük, elektrik mühendisliğinin mihenk taşları olarak kabul edilen alanlarda olmuştur. Örneğin; 1889’da trafo ve motorlar için üç fazlı sistem dünyada ilk kez ASEA tarafından yapılmıştır. Keza, dünyanın ilk alternatif akım kombine çevrim santralı 1893’te BBC tarafından kurulmuştur. İlk buhar tribünü, ilk yüksek gerilim doğru akım iletim hattı, ilk endüstriyel robotlar ve daha birçok icatlar, şirketimizin ‘yenilikçi’ kültürü içinde yer almıştır. Bu birleşmenin Türkiye uzantısı ise, yine Türkiye’nin en önde gelen transformatör imalatçılarından ESAŞ’ın, 1988 yılında ABB bünyesine katılması ile olmuştur. ABB Türkiye, ESAŞ’ın gruba katılımından sonra, ESAŞ’tan gelen transformatör üretim tecrübesi ve becerisi ile, ABB’nin dünya standartlarındaki teknoloji ve bilgi birikimini harmanlayarak, ülkemiz enerji ve endüstri sektörüne daha da artan kalite ile ürünler sunmaya devam etti” dedi.

Üretim hacminin yüzde 60'ını yurtdışına satıyor

Gündem, “Zamanla artırdığımız kapasitemiz ile, yalnızca Türkiye pazarında değil, başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın birçok ülke pazarlarında, Kartal ve Dudullu fabrikalarımızda ürettiğimiz transformatörlerimiz ile kalitemizi kanıtlamış olduk. Bu gelişimin ışığında, yurtdışı satışlarımız son yıllarda, toplam üretim hacmimizin yaklaşık yüzde 60’ına ulaştı. Devam eden kapasite artırımları ile bunu daha da yukarıya çekmeyi hedefliyoruz. Transformatör dışında, ABB’nin diğer ürünlerinden Orta ve Alçak Gerilim pano üretimini de 90’lı yıllarda ülkemize kazandırarak, üretim altyapımızı ve portföyümüzü yeni yatırımlarla daha da genişlettik ve güçlendirdik. Bugün orta gerilim pano imalatımız kendi türünde yalnızca Dudullu fabrikamızda yapılıp diğer ülkelere satılmaktadır. Devam eden süreçte, alçak gerilim şalt ürünlerini ve pano sistemlerini, akıllı bina ürünlerini, elektrik motorlarını, enstrümantasyon ürünlerini ve pazar lideri konumunda olduğumuz motor hız kontrol ve koruma cihazları ile alçak gerilim ürünlerini endüstri sektörünün hizmetine sunduk. ABB olarak, endüstri müteahhitlerine, makina imalatçılarına ve endüstriyel tesislere iş ortaklarımız aracılığıyla ya da doğrudan, ürünler temin ediyoruz.Ürünlerimizi; başlıca demir çelik, inşaat, makina imalatçıları ve çimento olmak üzere, bir çok sektörün hizmetine sunuyoruz” dedi.
Bu sürecin bir parçası olarak, güç ve otomasyon sistem birimlerini geliştirmeye başladıklarını söyleyen Gündem, “Endüstri için yaşamsal önemi olan Proses Otomasyon sistemleri ve enerji sektörünün vazgeçilmezi Güç Sistemlerinde başarıyı yakalamanın kilit noktası olan, yerel mühendislik birimlerimizi farklı sektörlere hizmet verecek şekilde yapılandırdık. Diğer birimlere kıyasla daha kısa geçmişi olan sistem birimlerimiz, ABB ürün destekli ve ileri mühendislik tasarımı olan projeleri geliştirdiler ve başarı ile devreye aldılar. Bu birimlerimiz şu sıralarda, ülkemiz enerji üretim sektöründe çok önemli payı olan santrallerin otomasyon sistemlerinin rehabilitasyonlarını yapmaktadırlar.

ABB'de sürdürülebilirlik, 'Ekonomik başarı' ile birlikte 'Çevre ve sosyal gelişmeye olan duyarlılığı' ifade ediyor

ABB’nin sürdürülebilirlik ilkesine yaklaşımını da anlatan Gündem, “Bu sözcüğün ABB’de işaret ettiği kavram bir yandan ekonomik başarıyı yakalarken, diğer yandan çevreye ve sosyal gelişmeye olan duyarlılığımızdır. Sürdürülebilirliğe verdiğimiz önem, bir ürünün tasarımından üretimine, tedarikçi seçiminden pazara sunulmasına, ve içinde yaşadığımız toplumda duruş biçimimize kadar yansır. Tüm çalışanlarımızın ve tesislerimizin sağlık ve güvenlik performanslarının en üst düzeyde olması, bizim için olmazsa olmazdır. Keza, toplumda duruş biçimimiz, olanaklarımız ölçüsünde üstlendiğimiz sorumluluk projeleri, etik anlayışımız, ABB kültürünün bir parçasıdır ve olmaya devam edecektir. Global düşünen ve aynı zamanda yerel olabilme becerisini gösteren ABB’nin, Türkiye de bugüne kadar yaptığı yatırımlara yenilerini ekleme kararlılığında olduğunu da, bir kez daha belirtmek isterim. ABB, Türkiye’nin parlak geleceğine, çalışkan insanlarına, büyüyen ekonomisine sonuna kadar güvenmektedir” dedi.

 
< Önceki   Sonraki >